Follow me @slytherininokurvarisi

22 Temmuz 2018 Pazar

►Fırtına Serisi 1.Kitap◄

Temmuz 22, 2018 0 Comments


Kitap Adı:Fırtına



Yazar:Julie Cross



Yayınevi:Pegasus Yayınları










Bu sıcak yaz günlerinde buharlaşmamaya çalışırken okumak için uğraştığım Fırtına kitabı sonunda bitti.Konusu itibariyle benim oldukça ilgimi çeken bir seriydi.Bursa kitap fuarından indirimli pegasus kitapları kısmından almıştım.Bu sene fuarda Pegasus kitaplarının çoğu tahmin etmeyeceğim kadar indirimdeydi.Bende birazcık bu durumdan faydalandım.Şimdi bu serinin konusuna geçelim;

Konusu:

Günümüzde: Jackson ve Holly birbirine sırılsıklam âşık. 
Gelecekte: Holly, Jackson'ın kollarında can verecek.
Geçmişte: Jackson kaderi değiştirmeli.

Sene 2009. On dokuz yaşındaki Jackson Meyer üniversiteli sıradan bir gençtir… Zamanda yolculuk yapabilmesi dışında. Ama bu yolculuklar filmlerdeki gibi değildir. Zaman sıçrayışlarından sonra şimdiki zamanda hiçbir şey değişmez, uzay-zaman sürekliliği sorunları da olmaz. Sıçrayışlar eğlencelidir ve kimseye zarar vermemektedir. 

Ta ki yabancıların Jackson ve kız arkadaşı Holly'nin odasına daldığı ve Jackson'la mücadele ederlerken genç kızın ölümcül bir yara aldığı güne kadar. Panikleyen Jackson iki yıl geçmişe, 2007'ye sıçrar ancak bu seferki yolculuğu öncekilere benzemez. 2007'de mahsur kalmıştır ve geleceğe dönememektedir. Üstelik 2009'da Holly'yi vuran kişiler de Jackson'ı aramak üzere geçmişe giderler ve bu "Zamanın Düşmanları"nın güçlü, genç zaman yolcusunu kendi saflarına çekmek için yapmayacakları şey yoktur. Ya onu yanlarına çekecek… ya da öldüreceklerdir.

Jackson, Holly'yi, hatta tüm dünyayı kurtarmak için ne kadar ileri gitmeyi göze alacaktır?


Benim Yorumum:

Öncelikle kitabın konusu zaman yolculuğu.Bu demek oluyor ki ben gibi bu konularda beyin yanması yaşayan bir çok kişi olacaktır.Fakat kitabı gerçekten dikkatli okursanız gerçekten çok basit ve anlaşılır düzeyde.Bence güzel bir şekilde olayları birleştirmiş yazar.Bu sayede kafanızda pek fazla soru işareti kalmıyor okurken.Geçmişe ve günümüze ayrı bölümlerde yer vermiş ve her bölümde tarih ve saat yazıyor.Okuyacaklar çok sıkı takip etmeli ve zaman kavramı konusunda dikkatli olmalılar yoksa birazcık karışabilir.

Bu kitap henüz giriş kitabı olduğu için biraz daha aksiyonsuz ve daha çok olayı açıklama amacı içerisinde yazılmıştı.Acayip olaylı bir kitap beklemeyin ilk kitaplardan.Son 100-150 sayfası hareketli ve maceralıydı.Fakat oraya kadar durgundu.Erkek karakterin ağzından anlatılmasına rağmen çok başarılı bir anlatıma sahip.Gerçekten mantıklı ve uygun kararları verebilen olgun bir karakteri okuyorsunuz.Bu yüzden karakter bakımından sıkıntı yaşamıyorsunuz.Yani sinir bozucu bir durum yok.

Dediğim gibi kitap gayet güzeldi.Konusu,karakterleri ve yazarın üslubuyla harmanlanmış güzel bir hikaye başlangıcıydı.










12 Temmuz 2018 Perşembe

►Rimmel London Wake Me Up Kapatıcı◄

Temmuz 12, 2018 0 Comments





Rimmel London Wake Me Up Kapatıcı


Normal fiyat:29,90

İndirimli Fiyat:14,90





Uzun süredir kullandığım ve sizlerle paylaşmak istediğim bir kapatıcı.Yaklaşık 1 senedir tek kullandığım aynı zamanda ilk kapatıcım olmasıyla beraber artık vazgeçilmezim.Soft Bej,Klasik Bej ve Ivory olmak üzere Watsons sitestin de 3 tane seçeneği bulunmakta.Benimkisi Ivory rengi.Göz altımda çok fazla morluk yok.Bu yüzden kapatıcılığı hakkında kesin bir şey söylemem fakat yüzümde ki damarları hemen hemen görünmez hale getiriyor.

Oldukça doğal bir duruşu var.Benim tam rengim ne yazık ki yok araların da.Ivory rengi yüzümde sırıtmıyor ve sanki cildimin devamı gibi duruyor.Fakat bileğime sürdüğümde ise çok koyu duruyor.Sanırım bu benden kaynaklı bir sorun.Çizgilere dolmuyor ve ağırlık hissiyatı vermiyor.Kalıcılık konusunda da benim için yeterli.Zaten sürdüğüm de bir şekilde max 6-7 saat sonra siliyorum.O zamana kadar sürdüğüm gibi duruyor.Elimde ki bittiği için yeni sipariş verdim.Bir süre daha aynı kapatıcıyı kullanacağım.Henüz risk almaya cesaret edemedim :D 

Kalıcılık:4/5
Doğallık:4/5
Kapatıcılık:3/5
Çizgiye dolmama:4/5



















►Uzak Yıldızlar◄

Temmuz 12, 2018 0 Comments


Kitap Adı:Uzak Yıldızlar


Yazar:Marissa Meyer


Seri ismi:Ay Günlükleri Serisi


Yayın:Artemis Yayınları


Her şeyden önce şunu demeliyim ki Artemis Yayınları kitaplığımın gözdesi.Kitaplığımın iki rafını da ele geçirdiler ve bundan pişman değilim!Ay Günlükleri de severek okuduğum bir seriydi.Uzun zaman önce bitirmeme rağmen bir türlü yan kitabı sayılan Uzak Yıldızlar'ı alamamıştım.Sebebi gerçekten yok...Eğer ben gibi bu kitabı hala almamış birisi varsa korkmayın,olayları unutsanız dahi okuyabilirsiniz.Sadece tek önerim Winter'dan sonra okuyun.Şimdi biraz konusundan bahsedelim merak edenler için:

Bu kitap, çoğu karakterin geçmişinden hikayeler kapsıyor.Cinder,Scarlet,Cress,Wolf gibi bir çok karakterin şimdi ki hallerine nasıl geldikleri ve nelerle karşılaştıklarını okuyoruz.Kitabın son kısımlarında da bütün karakterleri bir araya toplayan Winter'dan sonrasını bize azıcıkta olsa sunan bir bölüm var.Sanırım okurken en çok eğlendiğim bölümlerden birisiydi.Sadece Ay Günlükleri'nden hikayeler okumakla kalmıyorsunuz,Yazarın yeni kitabı olan Kalpsiz'in de tadımlık bir kaç bölümü var.Fakat ben henüz almayı düşünmediğim için okumadım.

Şahsen ben kitabı  beğendim.Uzun süredir bu seriden ayrı vakit geçirdiğim için bir miktar özlediğimi itiraf edebilirim sanırsam.Bu kitap sayesinde seriyle tekrardan bir araya geldim!Akıcı ve güzeldi.Sadece bir bölümü tamamiyle anlamadım.Mak6.0 olarak geçen bir android kısmı vardı.Önceden seride olan bir android miydi hatırlayamadım ve o bölümde biraz sıkıldım.Onun yerine karakterleri içeren başka bir bölüm yazabilirmiş.Onun dışın da dediğim gibi kitap güzel ilerledi çok olaylı bir kitap ne yazık ki değildi.Sadece aydınlanma yaşayacağınız türdendi.

Umarım siz de bu kitabı benim gibi severek okursunuz♥
















1 Temmuz 2018 Pazar

►Make Up Revolution 32'li Far Paleti Beyond Flawless◄

Temmuz 01, 2018 0 Comments

























Öncelikle herkese yepyeni bir konu başlığıyla merhaba!Uzun süredir bloğum da sadece kitap,dizi,film üçlüsüne yer veriyorum.Yeni aldığım karar ile birlikte artık Makyaj ve Cilt bakım üzerine de yazı yazmaya karar verdim.Yeni ürün hemen hemen hiç almıyorum.Fakat önceden aldığım bir şeyler hakkında sizlerle de düşüncelerimi paylaşmak istedim.


Gelelim makyaj kısmının ilk yazısına.Makeup Revolution markasına ait Beyond Flawless isimli bu palette tam olarak 32 tane renk mevcut.Ben Watsons indiriminden 29,90 TL 'ye aldım.Gerçekten piyasada ki çoğu fark paletine göre çok uygun fiyatlı.İndirimsiz olarak 60 TL civarında sanırsam.

Watsons'tan internet üzerinden satın aldım.Ambalajlı ve sağlam bir şekilde geldi.Ürünün artılarından bahsetmem gerekirse 32 tane renk çeşidiniz var ki bu çok cezbedici.Ayrıca indirimli fiyatı çok uygun.Ürünün içinde kocaman bir aynası var.Mat  ve simli olmak üzere iki çeşit palet var.Benimki hafif parıltılı olan palet.Kötü ürünün renkleri birbirine benziyor fakat bu benim için çok sıkıntı değil çünkü bu tonlar en çok kullandığım tonlar.Pigmentasyonlarına gelirsek beni biraz hayal kırıklığına uğrattı.Fırça ile kesinlikle verimlilik alamadım.Daha çok parmak yardımıyla uyguluyorum.Fakat ıslak bir fırça ile denemedim.Belki öyle daha çok renk verebilir.Kalıcılık konusunda da muhteşem bir ürün değil ne yazık ki en fazla 4-5 saat duruyor bende.Sitede görüldüğü üzere büyük bir palet değil.Küçük ve gramaj olarak az ürün içeriyor.İçerisinde Highlight olarak kullandığım parıltılı bir renk var.Şahsen en sevdiğim özelliği bu oldu sanırsam.Beklentiye çok  kapılmaksızın, bu bana yeter diyenlerdenseniz alabileceğiniz bir palet.








24 Haziran 2018 Pazar

►Yakıcı Sır◄

Haziran 24, 2018 2 Comments


Kitap Adı:Yakıcı Sır



Yazar:Stefan Zweig



Sayfa Sayısı:96









“Daha dün çevresinde kardeşçe fısıldayan ağaçlar şimdi bir anda tehlikeli bir karanlık gibi etrafını sarmıştı.”

Bir Zweig kitabından daha merhabalar!Nasılsınız?Sizler neler okuyorsunuz?Bugün yorumlayacağım kitap Yakıcı Sır.Öyle incecik olduğuna bakmayın pek dolu dolu bir kitaptı şahsen.Kısa kısa bölümlere ayrılmış bir hikayeyi okuyoruz kitapta.Bu yüzden midir bilmiyorum hemen bitti kitap.Biraz konusundan bahsedelim ↓

Arka kapak:
Kısa bir tatil için Avusturya Alplerine giden bir baron, zamanını zararsız bir flörtle renklendirmenin yollarını aramaktadır. Kendine fazlasıyla güvenen ve gönül maceralarına her zaman açık olan bu müzmin kadın avcısı, kısa sürede kendisine bir av bulmakta hiç zorlanmayacaktır. Tanışıp yakınlaşmak istediği kadının on iki yaşındaki oğluyla ahbaplık kurarak işe koyulur. Yakıcı Sır annesini elde etmek isteyen bu narsist çapkın tarafından kullanılan bir çocuğun hikâyesidir aslında. Ne var ki, yetişkin dünyası bazen masum çocuklara büyüklere göründüğünden çok daha berrak görünmektedir… 

Benim Yorumum.
Edgar,12 yaşlarında bir çocuktur ve annesiyle tatil için bir otele gelirler.Tatil için geldikleri otelde Baron ismin de bir adamla yolları kesişir.Baron kadını daha ilk andan gözüne kestirmiştir fakat ona ulaşmanın en kısa yolu  kadının oğlu Edgar'dır.Adam çocukla bir süre arkadaşlık yapar.İlk defa kendisiyle konuşmaya hevesli bir yetişkinin karşısında Edgar,ailesi ve annesi hakkında her şeyi söyleyecek duruma gelir.Bir süre sonra Edgar, en yakın arkadaşı olarak gördüğü Baron'da değişik tepkiler almaya başlar.Artık onunla eskisi kadar çok konuşmuyor,hatta onu dinlemiyordur bile.Annesi ve Baron o yokmuş gibi gezip dolaşmaya,konuşmaya başlamışlardır.

Edgar kitap boyunca annesi ve arkadaşının tavırlarında ki değişimi anlamaya çalışır.Aslında anlamaya çalıştığı annesi ve arkadaşı değildir.Yetişkinlerin yaptığı hareketleri çözmeye çalışmaktadır.Kendi içinde büyüyen Edgar'ın düşüncelerine tanık oluyoruz kitap boyunca.Bir çocuğun olayları kavramaya çalışmasını ve bu uğurda yaptıklarını okuyoruz.
Ben kitabı şahsen çok beğendim.Eğlenceli ve anlamlı bir kitap oldu benim için.Hem çok akıcı hem de çok dolu dolu bir kitaptı.

































19 Haziran 2018 Salı

►Gölgelerin Lordu◄

Haziran 19, 2018 0 Comments


Kitap Adı: Gölgelerin Lordu



Yazar:Cassandra Clare



Yayıncılık:Artemis Yayınları








Karanlık Sanatlar serisinin ikinci kitabı olan Gölgelerin Lordu sonunda kitaplığım da!Doğum günümde hediye olarak çok sevdiğim bir arkadaşım tarafından alındı♥ Serinin devamını aşırı merakla bekliyordum.Sanırım üçüncü kitabı da yolda♥Henüz okumayanlar, güncele geç kalmış sayılmaz *-*

Arka Kapak:
“Ruhunuz için ruh eşinizi feda eder miydiniz?”
Bir Gölge Avcısı’nın yaşamının sınırları, görevle belirlenmiş, onurla kısıtlanmıştır. Bir Gölge Avcısı’nın sözü, ciddi bir vaattir ve hiçbir yemin, parabatai’leri birbirine bağlayan yeminden daha kutsal değildir. Birlikte savaşmaya, birlikte ölmeye ama birbirlerine asla âşık olmamaya yemin etmişlerdir.
Emma Carstairs, parabatai’si Julian Blackthorn’la aralarındaki aşkın yalnızca yasaklanmadığını, ikisini de yok edebileceğini öğrenmişti. Julian’dan kaçabileceğini biliyordu. Ama Blackthorn’lar dört bir yandan düşmanlarla kuşatılmışken onu nasıl yalnız bırakabilirdi ki?
Tek umutları, korkunç bir büyü gücünü barındıran Ölülerin Kara Kitabı’ydı. Herkes o kitabı istiyordu. Bulabilecek olansa yalnızca Blackthorn’lardı. Bu yolda kanlı tehlikeler onları bekliyordu ve hiçbir söze güven olmazdı. Ancak birileri Julian’ın sırlarını ortaya çıkarıp Los Angeles Enstitüsü’nün yönetimini ele geçirmek için ellerinden gelen her şeyi yapacaktı.
Aşağı Dünyalılar, Meclis’le karşı karşıya geldiğinde ise Gölgelerin Lordu onlar için yeni bir tehdit oluşturacaktı. Unseelie Kralı, en iyi savaşçılarını, Blackthorn kanı taşıyan herkesi avlamaya ve Kara Kitap’ı bulmaya göndermişti. 
Tehlike giderek yaklaşırken Julian, kimsenin tahmin edemeyeceği bir düşmanın iş birliğine bağlı olan riskli bir plan yaptı. Ama başarı, ancak bir bedel karşılığında onun olabilirdi. Ve ne Julian ne de Emma olabilecekleri hayal edebilirdi. Sevdikleri herkesi ve her şeyi etkileyecek, kanlı bir mücadele onları bekliyordu... 
Benim Yorumum:

Cassandra kesinlikle benim favori yazarım.Her kitabını açmamla bitirmem bir oluyor.Kalemi,konuyu anlatış biçimi ve en önemlisi kitapların sürükleyici olması! Sanırım bu kadın ne yazsa okurum.İlk kitabına başlayınca ''çok fazla karakter var'' diyerek yakınmıştım. Blackthorn'lar gerçekten kalabalık bir aile ve inanın bana hala ailenin küçük çocuklarını karıştırıyorum.Daha çok Julian,Mark,Emma odaklı okudum kitapları.Fakat bu kitapta artık biraz daha tanımaya başladım.İki kitabın arasına zamanda girince birazcık unutmuşum :D

İlk kitabın sonunda dost olarak gördükleri Malcolm Fade'in aslında bambaşka bir sebepten dolayı aralarında bulunduğunu öğrenmişlerdi.Aşık olduğu kadın Annabel Blackthorn'u dirilmek için gereken malzemelerden birisinin Blackthorn kanı olduğunu ve bu yüzden ailenin içine karıştığını ve aynı zamanda senelerdir Los Angeles Enstitüsü'nü Julian'ın tek başına yönettiğini öğrendik.Son olarak kitaba yeni bir karakter olarak Kit Herondale eklenmişti.Gölgelerin Lordu kitabında da hikaye kaldığı yerden devam ediyor.Hatta eski kitaplarda ki karakterlerden bir kaçı ile de karşılıyoruz.

Emma ve Julian'la ilgili sürekli bir bekleyiş içerisindeydim kitap boyunca.Konu Cassandra ve ilişkiler olunca karakterleri süründürmeden birleştirmiyor biliyorsunuz ki.Emma kitap boyunca her şeyin içine etti.Mark ile oynadığı oyun aşırı saçmaydı.Okurken sinir krizi geçirebilirsiniz aman dikkat!

Anlam veremediğim aşk üçgenlerinden olan Mark,Kieran ve Christina.Dünyanın en sıkıcı aşk üçgeni olabilir.Kimin kime karşı ne hissettiği beli değil.Shiplemek için elinizde hiçbir malzeme yok ve tamamıyla üç tane çıkmaz sokak...

Yeni eklenen bir çok karakter var.Beyin yanması bir süre sonra kaçınılmaz malesef.Zara,Kit,Gwyn,Jamie...Hepsini yorumlamak sanırsam bir ömür sürer.Zara hikayeye eklenen dünyanın en sinir bozucu kitap karakterlerinden birisi olabilir.Kit ise başlarda ısınamamıştım hala da çok sevdiğim söylenemez ama belki faydası dokunabilecek bir karakter olabilir ilerde.Gwyn ile Diana arasında ki ilişkiyi hiç beklemiyordum.Fakat bundan şikayetçi değilim çünkü bu sayede Diana'nın hikayesini öğrenmiş olduk.

Kitabı genel olarak çok beğendim.Zaten Cassie'nin kitaplarını ne zaman beğenmedim ki?Akıcı sürükleyici ve kalemi,kurgusu güçlü bir kitap.Elimde olsa her zaman her gün sıkılmadan bu kurgunun kitaplarını okuyabilirim.Sanırım üçüncü kitabı yolda.Büyük bir sabırsızlıkla onu bekliyorum.

Siz neler okuyorsunuz?

























14 Haziran 2018 Perşembe

►Satranç Kitap Yorumu◄

Haziran 14, 2018 1 Comments


Kitap Adı:Satranç



Yazar:Stefan Zweig















Bize hiçbir şey yapmadılar. Bizi tamamen hakim olan bir hiçliğe bıraktılar, çünkü bilindiği gibi yeryüzünde hiçbir şey bir insana hiçlik kadar baskı yapamaz. 

Uzun süreden beri okumayı merakla beklediğim Satranç kitabını bitirmiş bulunmaktayım.Zweig kitapları benim aslında klasik ile ufaktan bir tanışmamı sağladı.Roman sever bir insansanız bile size kendini rahatlıkla okutacak bir dili var yazarımızın.Bu yüzden de Stefan Zweig okumak benim vazgeçilmezim.

Kitabın birazcık konusundan bahsedelim öyleyse;
İsminden de tahmin edilebileceğine göre Satranç ile ilgilenen ve bu işe yıllarını vermiş iki karakteri okuyoruz.Bir tarafta bugüne kadar satranç dışında hiçbir şey öğrenmemiş,cahil ve etrafında ki olaylara tepkisiz bir satranç ustası olan Mirko Czentovic .Diğer tarafta ise hayatının belli bir dönemine kadar satrançla ilgilenmemiş,tesadüf eseri satrançla tanışıp delirme reddesine gelmiş Dr. B. var.
İki karakterin karşılaşması bir yolcu gemisinde gerçekleşiyor.Birbirlerine karşı oynayan satranç ustalarını okumanın izlemekten bir farkı olmuyor.

Benim düşüncelerim
Zweig'ın bu kitabında da yine çok çarpıcı cümleler,alıntılar vardı.Kitabın vermek istediği mesaj herkese göre değişebilir.Şahsen ben satrancın herhangi bir oyun olmakla kalmadığını ve aslında bir düşünce biçimi olduğunu bu kitapla fark etmiş oldum.Kitabı kapadığınız da sanki heyecanlı bir müsabakayı izlemiş gibi hissediyorsunuz.Bittiğinde hala üzerinizde kitabın etkileri kalıyor.Kitabın üslubu akıcı ve güzeldi.Sıkılmadan sayfaları çevireceğiniz ve sizi daha ilk başlarında sarıp sarmalayacak bir kitap.Zweig kitaplarında önemli olan hızlıca okuyup bitirebilmek değil anlayarak ve sindirerek okumaktır.Çünkü hayatınıza ve asıl düşüncelerinize pek çok şey katabilecek kitaplardır.

Zweig Birinci Dünya Savaşını görmüş ve o dönemde çok sıkıntılar çekmiş biriymiş.Ülkenin o zamanlarda ki durumu,sürgün edilmesi ve kaçak bir hayat yaşaması onu intihar düşüncesine kadar sürüklemiş.1933'de Nazilerin yakmaya başladıkları kitaplar arasında Stefan Zweig kitapları da yer alıyormuş.Bu sebeplerden ötürü yaşadığı yeri terk etmesi gerekmiş.Satranç kitabını yazdıktan sonra eşi Lottie ile intihar etmiş.Zweig'ın hikayesi hüzünlü bir şekilde bitmiş.Bize bir çok güzel eser kazandırmış ve ben bugün o eserleri okumaktan sonra derece mutluyum.Henüz okumayanlar varsa Satranç veya Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu kitapları ile başlayabilirler.♥

Bu arada siz neler okuyorsunuz?