Follow me @slytherininokurvarisi

20 Nisan 2019 Cumartesi

►Fareler ve İnsanlar◄

Nisan 20, 2019 0 Comments

Kitap Adı:Fareler ve İnsanlar



Yazar: John Steinbeck



Yayıncılık:Sel Yayınları


Sayfa Sayısı:128


Herkese yeni bir yorumdan merhaba!Uzun zamandır okumayı beklediğim belki de okumak için çok geç kaldığım kitaplardan birinin yorumunu yazıyorum.Dostluk ve sadakat üzerine yazılmış olan bu kitap umuyorum ki sizlerin de çok hoşuna gidecek.Ben gibi okumakta geç kalmışlar için buyurun bakalım nasıl bir kitapmış  ↓

Arka Kapak:
Fareler ve İnsanlar, birbirine zıt karakterdeki iki mevsimlik tarım işçisinin, zeki George Milton ve onun güçlü kuvvetli ama akli dengesi bozuk yoldaşı Lennie Small'un öyküsünü anlatır. Küçük bir toprak satın alıp insanca bir hayat yaşamanın hayalini kuran bu ikilinin öyküsünde dostluk ve dayanışma duygusu önemli bir yer tutar. Steinbeck insanın insanla ilişkisini anlatmakla kalmaz insanın doğayla ve toplumla kurduğu ilişkileri de konu eder bu destansı romanında.

Benim Yorumum:
Kitabın kısacık olmasına bakmayın!Sona geldiğiniz de sanki uzun bir öyküyü aylar sonra bitirmiş gibi boşlukta kalıyorsunuz.Fareler ve İnsanlar iki dostun,iki tarım işçisinin,iki zıt insanın hikayesini anlatıyor bizlere.Akli dengesi bozuk Lennie ve her koşulda onun yanında kalmış olan George...Birlikte çiftlikleri gezip işçilik yapıyorlar.Tabi bununla sınırlı değil hikayeleri.

Onların belkide imkansız gibi gözüken hayalleri var.Kafalarında canlandırdıkları dünya için çalışmaya ve bir arada durmaya devam ediyorlar.Hayalleriniz sizi hayata bağlar ,devam etmenizi sağlar.Bu kitabın her bir sayfasında  umut ve hayalleri okuyorsunuz ve o hayale bağlanmış iki dostu...

Etkileyici ve bir o kadar akıcı bir kitaptı benim için.Herkesin okuması gerektiğini düşündüğüm bir kitap.


"Kimsesi yoksa delirir insan. Kim olduğu hiç önemli değildir, yeter ki yanında biri olsun. İnan bana, insan fazla yalnız kaldı mı, hastalanır."

''İnsanın yüreğinin iyi olması için akla ihtiyacı yoktur. Bana zaten bu ikisi birlikte pek olmuyor gibi geliyor. Gerçekten akıllı bir adama bakıyorsun, hiç de iyi biri olmadığını görüyorsun.''


17 Mart 2019 Pazar

►Korku Stefan Zweig ◄

Mart 17, 2019 0 Comments


Kitap Adı:Korku



Sayfa Sayısı:80



Yazar:Stefan Zweig









Herkese tekrardan bir Zweig kitabı ile merhaba!Uzun süredir buralarda yokum.Ne yazık ki yaklaşık 1,5 sene kadar da aktif olamayacağım.Tahmin edersiniz ki üniversite sınavı :/ Her ne kadar bookstagramda aktif olamasam da ara sıra kitap okuyorum.Üç yeni kitap okudum.Bunlardan birisi olan Korku kitabını bugün yorumluyorum :) 

Kitabın Konusu: 
Rahat ve korunaklı bir yaşam süren saygın bir kadın, sekiz yıllık evliliğinden sıkılmış, burjuva dünyasının kozasından çıkarak kendini genç bir piyanistin kollarına atmıştır. Ancak bu gizli ilişkiden haberdar olan bir şantajcının ansızın zuhur etmesiyle, hayatında yeni farkına vardığı bütün güzellikleri yitirme tehlikesiyle karşı karşıya kalır ve kahredici bir korkunun pençesine düşer. Korku insanı bilinçdışına itilmiş utanç verici deneyimlerden, bastırılmış pişmanlıklardan özgürleştirebilecek güçte bir yapıt.



Benim Yorumum:
Modern klasikte ilk okuduğum yazar Stefan Zweig'dı.Bu tür kitaplara olan ilgimin öncüsü olan Zweig'ın pek çok kitabını bitirdim.Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu benim için en iyi kitabıydı.Okuduğum tüm eserlerini ister istemez karşılaştırdım.Hala benim için Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu ilk sırada.Yüreğime dokunmayı başarmış,beni etkileyen ilk kitabı...Korku ise sanırım ikinci sıraya yerleşti.

Bir anne ve bir eş Irene...İçine düştüğü bu çukurdan çıkmak için kitap boyunca çırpınması ve ailesinin yanında,kocasının yüzüne bakarken suçlu gibi hissetmesi...Kapak tasarımından da anlaşılacağı üzere bir kadının iç dünyasında yaşadığı hüznü,suçluluğu ve her şeyi kaybetme korkusunu okuyoruz.Kadının içinde bulunduğu durum o kadar kötü ki bunu her satırda siz de hissediyorsunuz.Mutlaka okunması gereken kitaplarından birisi olarak görüyorum.Şiddetle tavsiye ediyorum.


"Korku cezadan daha beterdir,çünkü ceza bellidir,ağır da olsa,hafif de,hiçbir zaman belirsizliğin dehşeti kadar,o sonsuz gerilimin ürkünçlüğü kadar kötü değildir."

















10 Şubat 2019 Pazar

►Buz Sıcağı Yorumu (FMA)◄

Şubat 10, 2019 0 Comments

Kitap Adı: Buz Sıcağı


Yazar:Fatih Murat Arsal


Yayınevi:Ephesus Yayınları


Sayfa Sayısı:512







Uzun bir aradan sonra yeniden bir Fatih Murat Arsal kitabı!Kendisinin daha önce dört kitabını okuyup bitirmiştim.Fakat bazı nedenlerden dolayı uzun süre ara verdim ve başka hiçbir kitabını almadım.Fakat elime geçmişken neden okumayayım diyerek başladım ve yaklaşık 2 gün de kitabı bitirdim.Şimdi biraz konusundan bahsedelim:


Hikayemiz Zafer Atalay isimli, hayatında pek kimsesi olmayan ,yalnız ve aynı zamanda çok başarılı bir beyin cerrahı ile başlıyor.Bir gece sıkıcı bir düğünden eve dönerken yol kenarında yalın ayak yürüyen Zeynep isimli bir kıza denk geliyor.Her ne kadar evine gitmeyi dört gözle beklese de Zeynep'i öylece bırakmaya gönlü el vermiyor ve onu da yanına alıyor.Sevgiyle bakan gözleri ve neşeli ruhu ile Zafer'in hayatında kendisine yer edinen Zeynep'in hoş olmayan hikayesini de ele alıyor kitap.


Öncelikle bu bir Fatih Murat Arsal kitabı.Bu yüzden kitap o kadar akıcı ki!Uzun süredir böyle bir kitap okumamıştım.Kim ne derse desin su gibi akıp gidiyor ve siz nasıl bittiğini bile anlamıyorsunuz.Peki böyle akıcı ise ben neden okumaya ara vermiştim?Öncelikle bilmenizi isterim ki ben klişeleri seven bir okurum fakat dozunda.Kitapları birbirinin kopyası.Böyle bir ifade kullanmak ne kadar doğru bilmiyorum fakat kitabın başından sonuna kadar her şey klişe.Önce ki kitaplarda ki olaylardan farksız ve şaşırtmadan ilerliyor.Her şey tahmin edilebilir.Bu çok can sıkıcı.Gittikleri otelde tek oda kalmış olması klişenin hası falan olabilir.

Bunun dışında ana karakterlerin hepsinin çok muhteşem olması,çok aşk dolu,cesur,aşırı yakışıklı yada çok zengin olmaları gibi bazı tekrarlamalar var.Çirkin olan göze hitap etmeyen herhangi bir şey yok.Her şey mükemmel ve estetik açıdan kusursuz(!) Bana göre yazar kendisini tekrarlıyor.Her ne kadar yazımını çok sevsem de böyle problemleri göz ardı edemiyorum.Romantik ve klişe severleri tamamen doyuracak bir kitap olduğu doğru.Bu yüzden eğer bu tür kitaplardan hoşlanıyorsanız sizin için çok güzel bir hikayesi var :) 






















22 Ocak 2019 Salı

►Aşk-ı Memnu Yorumu◄

Ocak 22, 2019 0 Comments


Kitap Adı:Aşk-ı Memnu 



Yazar:HALİD ZİYA UŞAKLIGİL



Yayıncılık:Can Yayınları(günümüz Türkçesi ile)



Sayfa Sayısı:424 


Uzun süreden beri ilk kez yazıyorum ve çok özlemişim...Henüz bugün bitirdim Aşk-ı Memnu'yu ama bilirsiniz ki hiçbir zaman bitmez.Sürekli akıllarda,dillerdedir onca seneye rağmen.Bugün bile hemen hemen herkes haberdar Aşk-ı Memnu'dan. Elbette bende çocukluğumdan beri biliyorum.Diziyi kopuk kopuk izlediğim için çok hatırlamıyordum.Okulların başladığı sırada bende Aşk-ı Memnu dizisine başladım ve çok kısa sürede bitirdim.Dizi hakkında tek diyebileceğim şey MÜKEMMEL!Peki ya kitap?

Kitap hakkında pek çok düşüncem var aslına bakarsanız.Herşeyin başladığı olaya dönelim.Adnan ve Bihter...İkiliyi dizide birleştiren her ikisininde ölümü en yakınlarında hissetmiş olmasıydı.Bir bağdı aralarında ki sonradan çıkar ilişkisine döndü orası ayrı.Fakat kitapta çok yüzeysel olarak ele alınmış ve tamamiyle bir çıkar ilişkisi olarak ele alınmıştı.Adnan Beyin eski karısı ve Bihterin babası Melih Bey'den hiç bahsedilmeden öylece yazılmıştı.

Matmazel Courton mesela...Babasını arayış öyküsü,yüreği sırlarla dolu Adnan Beye olan hislerini yüreğine gömmüş bir kadın...Oysa kitapta buna da değinilmemişti.En önemlisi de Behlül ile Bihter'in yasak aşkı.Kitaba adını veren bu aşktan sadece bir bölüme yakın yazılmıştı.Ne öyle şaşalı bir aşk vardı benim için kitapta ne de başka birşey. Varsa yoksa sadece Nihal'i ele almış yazar.Asıl amacıda oymuş sanırım ama yinede insan o diziyi izledikten sonra kitapta da aynısını arıyor ister istemez.Fakat hayalkırıklığıyla doluydu benim için.

Evet yazar Nihali ve tüm duygu geçişlerini o kadar güzel yazmıştı ki! Bir çocuğun gençliğe doğru adım atışı,bu sırada eve yeni gelen üvey annesi Bihter,artık uzaklaştığı babası...Bütün hepsi ve Nihal'in iç dünyası çok güzel aktarılmıştı ama bu muydu tüm hikaye?Nihal'le Behlül bile o kadar yavan  bir ilişkiydi ki! 

Aşk-ı Memnu'yu konu bütünlüğü olarak gerçekten hiç beğenmedim.Eksik kalmış,öylece geçilmiş üstü kapatılmış o kadar çok şey vardı ki!Yazarın yazım tarzı ise buna nazaran gerçekten güzeldi.Tüm bu etkenlere rağmen ayrıca eski bir eser olmasına rağmen çok rahat ve sorunsuz bir şekilde okudum.Tabi bunda günümüz Türkçesi versiyonununda büyük etkisi olabilir.

Benim kitap hakkında ki düşüncelerim bunlardı.Umarım siz okuyup seversiniz 















18 Kasım 2018 Pazar

►Fırtına Serisi 3. Kitap(Anafor)◄

Kasım 18, 2018 0 Comments


Kitap Adı: Anafor


Yazar:Julie Cross


Yayınevi:Pegasus Yayınları


Seri Adı:Fırtına






Bugün, çok uzun bir aradan sonra ilk defa  yazıyorum.Yazmayı hatta kitap okumayı unutmuşum desem yeridir.Okul yüzünden başımı kaldıracak vaktim olmuyor.Bu yüzden neredeyse ağustostan beri aktif bir şekilde paylaşım yapamıyorum.Sınavlarımın ardından ilk işim yaz tatilinden beri sözde okuduğum fakat bir  türlü ilerleyemediğim kitabı bitirmek oldu. Kitap fuarından aldığım Fırtına serisi severek okuduğum bir seri oldu.Her ne kadar bitirmem aylar alsa bile yine de kitaptan hiç kopmadım.İlk iki kitabın yorumu önceki paylaşımlarım da yer alıyor.Oradan bakabilirsiniz.Şimdi final kitabının yorumuyla burdayım! :)

Arka Kapak

Günümüzde Jackson ve Holly bir felaketin eşiğinde. Gelecekte Jackson ve Holly kendilerini içinden çıkılamayacak bir tuzağın içinde bulacak. Geçmişte Jackson herkesi kurtarmanın bir yolunu bulmalı.

Kaderden Kaçış Yoktur…
Jackson ölümle burun buruna gelmesinin şokunu atlatırken yanında sadece en sevdiği insanlar -babası, Courtney ve Holly- değil, birkaç zaman yolcusu da bulunmaktadır. Onların hayatlarını ve zaman çizelgesinin nasıl başladığını öğrenirken, Thomas ile Dr. Ludwig'in Göz Duvarı Karargâhı'nda yaptıkları deneylere son vermeleri gerektiğinin farkına varır. Bir kaçış planı olarak başlayan yolculuk, zaman ve insan, özgür irade ve barış arasındaki bir savaşa dönüşür. Bu, Jackson'ın vermek için doğduğu bir mücadeledir ve geri çekilmeyecektir. Hiçbir şey için. Hiç kimse için.


Benim Düşüncelerim

Anafor, serinin son kitabı olmakla beraber her şeyin açığa kavuştuğu kitaptı.Kafamda ki bir sürü soru işareti bu kitap ile son buldu.Kitaplar birbiriyle bağlantılı olduğu için art arda okunması gerektiğini düşünüyorum.Araya zaman girdiğinde unutma tehlikesi ile karşılaşabilirsiniz.Son kitap hakkında söyleyebileceğim aslında fazla da bir şeyler yok.Akıcı ve bir o kadar güzel bir seriydi benim için.Yazarın dili,anlatış şeklini gerçekten çok sevdim.Zaman yolculuğunu konu alan kitaplar genelde beyin yakıcı olurlar.Fakat Fırtına serisi ön yargıları yıkan türde bir kitap oldu benim için.Dikkatli okunduğunda gayet anlaşılır olduğunu fark ettim.Elbette kitapta sizi bunaltan taraflar olacaktır fakat seri bütününe baktığımız da ben okurken ''yeter artık bitsin'' moduna girdiğimi hatırlamıyorum.Eğer bu tarz kitapları seviyorsanız mutlaka okuyun diyebileceğim bir seri.















8 Eylül 2018 Cumartesi

►Fırtına Serisi 2.kitap(Girdap)◄

Eylül 08, 2018 0 Comments


Kitap Adı:Girdap


Seri Adı:Fırtına Serisi



Yazar:Julie Cross


Sayfa Sayısı:400






Herkese uzun bir aradan sonra tekrardan merhaba!Umarım hala beni hatırlayanlarınız vardır.Okul ve neredeyse 2-3 ay süren okuyamama sendromu yüzünden ana sayfanıza çıkmayalı çok uzun süre oldu.Yakın zaman önce Girdap kitabını bitirdim.Bugün de sizlerle yorumunu paylaşmak üzere buradayım *-*

*DİKKAT:BU KİTAP SERİNİN İKİNCİ KİTABIDIR!

Konusu:

-Günümüzde: Jackson ve Holly birbirini tanımıyor. 

-Gelecekte: Ajan Holly, Jackson'ın peşine düşecek.

-Geçmişte: Jackson zaman akışını değiştirmeyi öğrenmeli.

Dünya tehlikededir. Sevdiği kadını kaybeden Jackson ise kimi kurtaracağına karar vermek zorundadır. Jackson Meyer, zaman yolculuğu tehditleriyle uğraşan CIA birimi Fırtına'ya ajan olarak katılmış ve hayatının aşkını kaybetmenin acısına rağmen yetkin bir ajan olduğunu kanıtlamıştır. Ancak tarihin akışında değişiklik yaparak kurtardığı Holly'yle tesadüfen karşılaştığında, Jackson kaybettiklerini yeniden anımsar.

Göz Duvarı adlı rakip bir örgüt ortaya çıktığında, genç ajan ve dostları kendilerini saldırı altında bulacaklardır. Jackson ise dünyanın değiştiğini, birilerinin Holly'yle silinmiş ilişkisinden haberdar olduğunu ve ikisinin de hayatını tekrar tehlikeye attığını anlayacaktır...



Benim Yorumum:

Öncelikle ilk kitap hakkında düşüncelerimi merak edenler varsa bir önceki yorumda bulabilirler.

İşlerin artık karışmaya  başladığı ve daha çok karakterin katıldığı bir kitaptı.Olayların artık giriş kısmı değil gelişme kısmını anlattığı içinde dolu dolu geçti.Girdap kitabını bitirdiğinizde aklınızda ki bir çok soru işareti yok oluyor.Tabi ki bunların yerine yenisi ekleniyor.

Kitap gerçekten akıcı bir şekilde ilerliyordu.Yazarın dilini ve anlatış şeklini gerçekten çok sevdim.Batırmadan düzgün ve anlaşılır bir şekilde anlatımı yapmıştı.Bu yüzden dikkatli okuduğunuz da beyin fırtınası yaşayacağınız kısımlar çok az.İlk kitap gibi çerezlik olmayan,hareketli yepyeni isimlerle birlikte güzel bir kitaptı.Eğer bu tarz fantastikleri seviyorsanız göz atabilirsiniz.












22 Temmuz 2018 Pazar

►Fırtına Serisi 1.Kitap◄

Temmuz 22, 2018 0 Comments


Kitap Adı:Fırtına



Yazar:Julie Cross



Yayınevi:Pegasus Yayınları










Bu sıcak yaz günlerinde buharlaşmamaya çalışırken okumak için uğraştığım Fırtına kitabı sonunda bitti.Konusu itibariyle benim oldukça ilgimi çeken bir seriydi.Bursa kitap fuarından indirimli pegasus kitapları kısmından almıştım.Bu sene fuarda Pegasus kitaplarının çoğu tahmin etmeyeceğim kadar indirimdeydi.Bende birazcık bu durumdan faydalandım.Şimdi bu serinin konusuna geçelim;

Konusu:

Günümüzde: Jackson ve Holly birbirine sırılsıklam âşık. 
Gelecekte: Holly, Jackson'ın kollarında can verecek.
Geçmişte: Jackson kaderi değiştirmeli.

Sene 2009. On dokuz yaşındaki Jackson Meyer üniversiteli sıradan bir gençtir… Zamanda yolculuk yapabilmesi dışında. Ama bu yolculuklar filmlerdeki gibi değildir. Zaman sıçrayışlarından sonra şimdiki zamanda hiçbir şey değişmez, uzay-zaman sürekliliği sorunları da olmaz. Sıçrayışlar eğlencelidir ve kimseye zarar vermemektedir. 

Ta ki yabancıların Jackson ve kız arkadaşı Holly'nin odasına daldığı ve Jackson'la mücadele ederlerken genç kızın ölümcül bir yara aldığı güne kadar. Panikleyen Jackson iki yıl geçmişe, 2007'ye sıçrar ancak bu seferki yolculuğu öncekilere benzemez. 2007'de mahsur kalmıştır ve geleceğe dönememektedir. Üstelik 2009'da Holly'yi vuran kişiler de Jackson'ı aramak üzere geçmişe giderler ve bu "Zamanın Düşmanları"nın güçlü, genç zaman yolcusunu kendi saflarına çekmek için yapmayacakları şey yoktur. Ya onu yanlarına çekecek… ya da öldüreceklerdir.

Jackson, Holly'yi, hatta tüm dünyayı kurtarmak için ne kadar ileri gitmeyi göze alacaktır?


Benim Yorumum:

Öncelikle kitabın konusu zaman yolculuğu.Bu demek oluyor ki ben gibi bu konularda beyin yanması yaşayan bir çok kişi olacaktır.Fakat kitabı gerçekten dikkatli okursanız gerçekten çok basit ve anlaşılır düzeyde.Bence güzel bir şekilde olayları birleştirmiş yazar.Bu sayede kafanızda pek fazla soru işareti kalmıyor okurken.Geçmişe ve günümüze ayrı bölümlerde yer vermiş ve her bölümde tarih ve saat yazıyor.Okuyacaklar çok sıkı takip etmeli ve zaman kavramı konusunda dikkatli olmalılar yoksa birazcık karışabilir.

Bu kitap henüz giriş kitabı olduğu için biraz daha aksiyonsuz ve daha çok olayı açıklama amacı içerisinde yazılmıştı.Acayip olaylı bir kitap beklemeyin ilk kitaplardan.Son 100-150 sayfası hareketli ve maceralıydı.Fakat oraya kadar durgundu.Erkek karakterin ağzından anlatılmasına rağmen çok başarılı bir anlatıma sahip.Gerçekten mantıklı ve uygun kararları verebilen olgun bir karakteri okuyorsunuz.Bu yüzden karakter bakımından sıkıntı yaşamıyorsunuz.Yani sinir bozucu bir durum yok.

Dediğim gibi kitap gayet güzeldi.Konusu,karakterleri ve yazarın üslubuyla harmanlanmış güzel bir hikaye başlangıcıydı.